0 (352) 324 00 50

Çocuk diş hekimliği (Pedodonti), doğumdan başlayarak 15 yaşına kadar olan süreç olan  bebeklik, çocukluk ve adölesan dönemindeki bireylerde, diş gelişimini takip etmek, ağız diş sağlığının önemini benimsetmek, koruyucu ve tedavi edici hizmetleri en iyi şekilde vermeyi hedefleyen diş hekimliğinin uzmanlık dalıdır.

5 yıl süren diş hekimliği eğitimini takiben Diş Hekimliğinde Uzmanlık sınavı sonrası 3 yıl çocuk diş hekimliği alanında uzmanlık yapmış hekim pedodontist (çocuk diş hekimi uzmanı) ünvanı almaktadır.

- Davranış yönlendirme teknikleri kullanımı ile çocuklarda diş hekimi korkusu oluşmasını önlemek

- Çocuklarda diş fırçalama ve diş ipi kullanım yöntemleri ve önemi  ile ilgili hem ebeveynlere hem çocuklara bilgi vermek

- Diş çürüğünde önemli etkenlerden biri olan çocuklarda beslenme alışkanlıkları hakkında bilgi vermek ve düzenlemek

- Çocuğun hangi çürük risk grubunda olduğunu belirlemek ve buna göre uygun koruyucu programları belirlemek

- Süt veya daimi dişlerde oluşan çürüklerin tespiti ve tedavisini sağlamak  

- Erken diş kayıpları sonrası oluşabilecek ortodontik problemleri önlemek

- Travmaya bağlı yumuşak doku ve/veya süt ve daimi dişlerde oluşan yaralanmaların teşhis ve tedavisini sağlamak  

- Küçük yaş, yüksek kaygı ve korkusu olan veya engelli çocuk hastaların tedavilerini sedasyon veya genel anestezi altında gerçekleştirmek.

İlk diş muayenesi ne zaman yapılmalıdır?

Amerikan Pediatrik Diş Hekimleri Birliği (AAPD) ve Dünya Sağlık Örgütü (WHO)  tarafından ilk diş hekimi muayenesinin ilk süt dişi çıktıktan sonra (genellikle 6 ay – 1 yaş arasında) yapılması önerilmektedir.

Çocuğun diş hekimiyle tanıştığı bu ilk randevuda ebeveynlere;

- Diş gelişimi

- Ağız ve diş temizliğinin nasıl yapılması gerektiği

- Bebeğin beslenmesinde dikkat edilmesi gereken konularda

- Zararlı alışkanlıklar ve önlenmesi

- Ağız diş sağlığının korunması için gerekli uygulamalar hakkında bilgi verilir.

Çocuğun ilk randevuda edindiği tecrübe ve hekime olan güveni onun ileride karşılaşabileceği durumlara karşı hazırlanmasında büyük önem taşımaktadır. Bu sebeple çocuğunuzun ilk diş hekimi randevusunu asla ertelemeyin.

Bebeklerde diş bakımı nasıl olmalıdır?

Bebeklerde dişler sürmeden önceki dönemde temiz nemli bir tülbent yardımı ile diş etleri ve damaklar hafifçe silinmelidir.

İlk diş ağızda görülmeye başladığında dişin üzerindeki kalıntılar parmağa sarılan nemli tülbent ile her beslenme sonrası özellikle de gece beslenmesi sonrası temizlenmelidir.

Ağızdaki diş sayısı arttıkça önce parmak fırçaları, daha sonra da çocuk diş fırçaları kullanılarak dişler temizlenmelidir.

Çocuklarda diş fırçalama nasıl olmalıdır?

5 yaş öncesi çocuklarda dairesel hareketlerle yapılan diş fırçalama yöntemi önerilirken, okul dönemindeki çocuklarda diş etinden dişe doğru fırçalama tekniği önerilmektedir.

3 yaşa kadar çocuklarda diş fırçalama ebeveynler tarafından yapılmalıdır. 3-7 yaş aralığında diş fırçalama ebeveyn denetiminde çocuk tarafından yapılabilir. Çocuğun tek başına ayakkabı bağcıklarını bağlayabildiği yaş dişlerini kendi başına fırçalayabileceği yaş olarak hesaplanabilmektedir.

Çocuğunuz dönem dönem diş fırçalamaya karşı çıkabilir, hasta veya huysuz olduğunda bazen de canı istemediğinde hiç diş fırçalatmayabilir. Böyle durumlarda üzerine gitmeden oyunlarla, hikayelerle onu oyalayarak, dişlerini neden fırçalamanız gerektiğini anlatarak dişlerini temizlemeye çalışmaktır.

Her konuda olduğu gibi diş fırçalama konusunda da çocuklar doğuştan itibaren ebeveynlerini taklit eder. Siz diş bakımınıza özen gösteriyorsanız çocuğunuz da gösterir.

Çocuklarda hangi diş fırçası kullanılmalır?

Çocuğun ağız büyüklüğüne uygun, yumuşak ve naylon kıllardan üretilmiş diş fırçaları kullanılmalıdır. Sert fırçalar dişleri aşındıracağı için kullanımı uygun değildir. Fırça sapının çocuğunuzun da kolaylıkla kavrayabileceği şekilde olmasına özen göstermeniz uygun olur. Çocukların diş fırçalamaya özendirilmesi adına üzerinde sevdiği figürler olan diş fırçaları tercih edilebilir.

Pilli veya elektrikli diş fırçaları da 2 yaş üzeri çocuklarda rahatlıkla diş fırçalamayı sevdirmek ve daha etkin diş fırçalatabilmek için kullanılabilir. Pilli veya elektrikli diş fırçalarının başlıkları dönerek dairesel hareketlerle dişleri temizler. Yalnızca dişlerin üzerine tutmak yeterlidir.

Ayrıca diş fırçalarken kum saati kullanırsanız bu hem çocuğunuzun ilgisini çeker hem de yeterli süre fırçalamasına yardımcı olur.

Diş fırçalarının 3 ayda bir veya kılları deforme olduğu zaman değişmesi gerekir. Döner başlıklı fırçaların da baş kısımlarının bu sürede değişmesi gerekir.

Bebeklerde ve çocuklarda diş macunu kullanımı?

3 yaş altında çocuklar tam olarak tükürmeyi öğrenemediği için florsuz diş macunları önerilmektedir. Tükürme öğrenildikten sonra diş çürüğü olmayan bir çocukta 500ppm flor içeren diş macunları yeterliyken, diş çürükleri olan çocuklarda ise 1000-1450 ppm flor içeren diş macunları kullanılmalıdır. Fakat çocuğunuza en uygun diş macununu çocuğunuzu muayene ettikten sonra çürüğe yatkınlığına göre çocuk diş hekiminizin reçete etmesi en doğrusu olacaktır.

3 yaş altında sürüntü şeklinde, 3-6 yaş arasında ise bezelye miktarı macun yeterlidir.

Süt dişleri neden önemlidir?

1) Çocuğun büyüme ve gelişiminde beslenme açısından süt dişleri büyük rol oynar.

2) Çocukların konuşmayı yeni öğrendiği dönemde kelimeleri doğru telaffuz etmeleri açısından önemlidir.

3) Süt dişlerinin diğer bir görevi ise daimi dişlerin yerini koruması ve onların doğru yerlerine sürmelerini sağlamasıdır. Bu da ileride oluşabilecek ortodontik problemlerin önlenmesi açısından büyük önem taşır.

4) Günümüzde yetişkin bir birey kadar çocuklar da estetiğe, dış görünüme önem vermektedirler. Bu nedenle süt dişlerinin erken kaybı estetik kayıp nedeniyle çocukları psikolojik açıdan etkilemektedir. 

Çürüğe neden olan bakteriler çocuğa nasıl geçer?

Günümüze kadar yapılan pek çok araştırma ile çürük yapıcı bakterilerin doğumdan itibaren anneden çocuğa geçişi bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Bu nedenle erken çocukluk çağı çürüklerinden korunmada annenin, bebeğine olduğu kadar kendi ağız diş sağlığı bakımına da özen göstermesi büyük önem taşımaktadır.

Anneden bebeğe bakteriyel geçişin engellenmesi için hamilelik öncesinde, hamilelik sırasında ve doğumdan hemen sonra annelerle iletişime geçilerek annelerin veya bebekler ile temasta olacak birincil bakıcıların ağızlarındaki bakteri oranlarının düşürülmesidir. Annenin veya bakıcının ağzında enfeksiyon kaynağının (çürük, dişeti hastalıkları) olmaması önemlidir. Ayrıca Klorheksidin glukonat içeren ağız gargaraları, jeller ve diş macunları kullanımı sonucu çürük yapıcı bakterilerde azalma olduğu gösterilmektedir.

Aynı zamanda anne/bakıcı ve çocuklarda yemek tabaklarının ve kaşıklarının ortak kullanımından veya biberon ve emzikleri kendi tükürükleriyle temizlemekten kaçınmaları gerekmektedir.

Erken çocukluk çağı çürüğü nedir?

Bebek ve çocuklarda görülen genellikle üst ön grup dişlerin diş etine yakın yüzeylerinde tebeşirimsi, beyaz nokta şeklinde başlayıp kısa sürede ilerleyen çürük tipine erken çocukluk dönemi çürüğü ya da biberon çürüğü denmektedir. Eğer zamanında fark edilmezse kısa sürede pek çok dişi etkileyen bir tablo ile karşı karşıya kalabilmekteyiz. Erken çocukluk dönemi çürüğünün oluşmasında en büyük sebep uygun olmayan beslenme şeklidir.

Hem anne sütü hem de inek sütü şeker içermektedir. Özellikle gece yatmadan önce ya da uyku sırasında verilen süt ağızda birikerek mikropların dişleri çürütmesi için elverişli bir ortam oluşturur. Bu nedenle özellikle gece beslenmesi sonrası dişlerin temizliğine özen gösterilmelidir.

Erken çocukluk çürüğünün karakteristik özellikleri;

- Çok hızlı gelişmektedir.

- Öncelikle üst kesici dişler ve alt azı dişleri etkilenmektedir.

- Beyaz evrede diş ile dişeti sınırında beyaz veya kahverengi noktalar oluşmaktadır

- İlerleyen evrede çukurlaşan çürükler ve ön dişlerde kırılmalar meydana gelmektedir.

Erken çocukluk çağı çürüğü nasıl önlenir?

- Bebeğinizin gece ağzında biberonla uykuya dalma alışkanlığından vazgeçirin.

- Dişleri sürmeye başladıktan sonra beslenme sonrası mutlaka dişlerini temiz bir tülbent (gazlı bez) ya da parmak fırça ile silerek temizleyiniz

- Eğer beslenme sonrası bebeğinizin dişlerinin temizliğini gerçekleştiremiyorsanız mutlaka su içirin.

- Bebeğinizin biberondaki sütüne bal, reçel, pekmez gibi yüksek şeker içerikli besinler eklemeyiniz.

- Emzik kullanıyorsanız kesinlikle emziği şeker içeren gıdalara batırmayınız.

Çocuklarda koruyucu diş hekimliği

Çocuklar için koruyucu diş hekimliği ilk dişin sürmesi ile başlayan ve ömür boyu devam eden bir süreçtir. Koruyucu diş hekimliği uygulamaları çocuğun ve tüm ailenin ağız ve diş sağlığını korumak için hekim ile anne-babanın işbirliği halinde olmasını gerektiren uygulamalardır.

- Düzenli diş hekimi kontrolü

- Diş gelişiminin takip edilmesi

- Doğru ve düzenli yapılacak diş fırçalama alışkanlığının kazandırılması

- Doğru diş ipi kullanma alışkanlığının kazandırılması

- Çocuğunuzun çürük risk değerlendirilmesinin yapılıp gerekli önemlerin alınması

- Pedodontistinizin belirlediği sürelerde flourid uygulamasının yapılması

- Fissür örtücüler

- Uygun beslenme alışkanlığı kazandırma

- Spor yaralanmalarından korunmak için ağız koruyucular

- Kötü alışkanlıkların tespiti ve önlenmesi (parmak-dil emme, tırnak yeme, emzik kullanma vb.)

- Koruyucu ve durdurucu ortodontik tedavi

Flor uygulamaları gerekli midir?

Flor, doğru bir şekilde uygulandığında başlangıç çürüklerinin durdurulmasında ve yeni çürük oluşumunun engellemesinde en etkili ve en basit yöntemdir. Dişlerin yapısına katılarak onları çürüğe karşı kuvvetlendiren bir elementtir. Bakterilerin meydana getirdiği asit oluşumunu da engelleyerek dişleri korumaktadır. Çocuğun çürük riskine göre uygulama sıklığına karar verilir. 2 yaşından sonra yüzeyel olarak flor uygulamaları yapılabilir.

Fissür örtücü uygulaması nedir?

Arka dişlerin çiğneyici yüzeylerindeki çürüğe yatkın bölgelerin (oluk ve çukurcukları) koruyucu bir madde ile doldurulmasıdır. Bu uygulama kısa sürede uygulanan, ağrısız ve kolay bir işlemdir. Çiğneme yüzeylerinde bulunan bu derin çukurcukların kapatılmasıyla bakterilerin o bölgeye ulaşımı engellenerek çürük oluşumu durdurulur. Fissür örtücü uygulamaları aralıklı sürelerde kontrol edilerek; onarımı veya yeniden yapılması mümkün olan ve çocuğunuzun çürüksüz kalmasını sağlayan çok etkili bir koruyucu uygulamadır.

Fissür örtücü uygulaması için en ideal dönemler sürekli büyük azı dişlerinin yeni sürdüğü dönemlerdir. 1. Büyük azı dişlerinin sürdüğü 5-7 yaş arası ve 2. büyük azı dişlerinin sürdüğü 11-13 yaş arası dönemde dişlerin sürmesini takiben uygulanabilir. Böylece ağız içerisindeki çürük yapıcı bakteriler ve karyojenik (çürük yapıcı) besinlerden dişlerin etkilenmemesi sağlanmış olur.

Çocuklarda diş sıkma (Bruksizm)

Diş sıkma ve gıcırdatma (bruksizm), her yaşta ortaya çıkabilen genellikle uyku sırasında, dişleri bilinçsizce sıkarak yapılan bir eylemdir. Diş gıcırdatmasının birçok sebebi olabilir. Mide içeriğinin ağıza gelmesi (reflü), gaz sancısı, parazit enfeksiyonları, dişlerin değişme dönemlerinde, çok miktarda diş çürüğü oluştuğunda, yapılmış olan dolgu gibi restorasyonların eskiyerek uyumunu kaybettiğinde ortaya çıkan dişsel nedenlerle, solunum ve sindirim sisteminin kronik rahatsızlıklarında, hormonal bozukluklarda görülen sistemik sorunlarda, çocuğu strese sokan durumların (kardeşinin doğması, aile içi geçimsizlik, okul problemleri) varlığında oluşan psikolojik etkenler nedeniyle diş sıkma ve gıcırdatma görülebilir. Bu durumda öncelikle, pedodonti uzmanına başvurulmalıdır. Gerekirse çocuk, doktor tarafından çocuk ve ergen psikolojisi uzmanına da sevk edilebilir.

Eğer erken yaşlarda koruyucu tedaviler yapılmaz ise; henüz büyüme ve gelişmesi devam eden çocuklarda hem dişlerde hem de çene ekleminde kalıcı hasarlar oluşabilir.

Çocuklarda zararlı alışkanlıklar

Bebeklik döneminde görülen parmak emme alışkanlığı normal olarak kabul edilmekte ve çoğunlukla kendiliğinden bırakılmaktadır. Çocuk 4 yaşından sonra da parmak emmeye devam ediyorsa çene yüz sisteminde kalıcı bozukluklar yaratmaya başlayabilir. Zaman içinde üst ön grup dişler ileriye, alt ön grup dişler ise geriye doğru eğilir, üst ve alt ön dişler arasında boşluk oluşur. Üst çenede daralma ve buna bağlı olarak dişlerde çapraşıklıklar meydana gelir. Ayrıca, parmakta da şekil bozuklukları görülür.

Yalancı emzik kullanımı, tırnak yeme, dil emme, dudak emme gibi alışkanlıklarda dişlerde çeşitli ortodontik bozukluklara yol açmaktadır.

Bu alışkanlıkların bıraktırılmasında hekim, aile ve çocuk iş birliği içinde olmalıdır. Çocuğun pozitif yönde desteklenmesi, ailenin bıkmadan sabırlı bir şekilde hatırlatma yöntemini kullanması ya da alışkanlığını yapmadığı dönemde ödüllendirmesi çocuğun motivasyonunun arttırılması ile genellikle başarılı sonuçlar vermektedir. Bu yöntemlerin işe yaramadığı durumlarda ise ortodontik apareyler yapılabilmektedir.

Yer tutucu apareyler

Değişme zamanından önce çekilen süt dişlerinin veya erken yaşta kaybedilen daimi dişlerin yerine yapılan bir çeşit protezdir. Yapım amaçları, kaybedilen dişlerin yerlerine komşu dişlerin kaymasını önleyerek çapraşıklıkların ve kapanış bozukluklarının önlenmesi ve estetik, çiğneme ve konuşma fonksiyonlarının düzeltilmesidir.

İki tür yer tutucu aparey vardır:

- Sabit yer tutucular

- Hareketli yer tutucular

Yer tutucu kullanırken nelere dikkat edilmelidir?

- Sakız gibi yapışkanlı gıdalar tüketilmemelidir.

- Eğer yer tutucu; hareketli ise yemek yeme haricinde daima kullanılmalı ve diş hekiminin önerdiği şekilde temizliği yapılarak ağza takılmalıdır.

- Hareketli yer tutucunun kullanılmadığı durumlarda; kutusunda saklamalı ve kullanmak için ağıza takılacağı esnada çok baskı uygulanmamalıdır.

- Düzenli olarak diş hekimi kontrolü yaptırılmalıdır.

Travmatik diş yaralanmaları

Travmatik diş yaralanmaları, okul öncesi ve okul dönemi ve genç erişkinlerde büyük sıklıkla gerçekleşmekte olup, insanlarda tedavi ihtiyacı gerektiren tüm yaralanmaların %5’ini kapsamaktadır. Diş travmalarında, travmanın şekli ve boyutu ne olursa olsun en kısa sürede mutlaka bir diş hekimine, mümkünse bir pedodonti uzmanına başvurulmalıdır.

Kırılmış dişlerin kırık kısımları dolgu maddeleri veya dişin kırık parçası ile restore edilir. Yer değiştiren veya tamamen yerinden çıkan dişler lokal anestezi yapıldıktan sonra yerlerine yerleştirilir. Sonrasında dişler misina ve dolgu maddeleri kullanılarak komşu dişlere belirli süre sabitlenir.

Özellikle dişin yerinden çıkması ve diş kırığı ile sonuçlanan diş travmalarında olay anından itibaren diş hekimine ulaşma arasında geçen süre ile kırılan diş parçasının veya dişin getiriliş şekli tedavinin başarısında büyük rol oynamaktadır. Kazanın tam olarak ne zaman, nasıl ve nerede gerçekleştiğinin bilinmesi de tedavi başarısında rol oynar. Ayrıca, tetanoz aşısı gerekliliği içinde önemlidir.

Altta bulunan daimi dişe zarar verme ihtimalinden dolayı yerinden çıkan süt dişleri kesinlikle tekrar yerine yerleştirilmeye çalışılmamalıdır.

Daimi dişlenme döneminde, diş kırıldıysa ve kırık parça bulunabildiyse kırık parça süt içerisine konularak en kısa sürede diş hekimine başvurulmalıdır. Daimi diş yerinden tamamen çıktıysa tekrar yerine yerleştirilebiliyorsa yerleştirilmeli, yoksa dişin köküne hiç dokunmadan akan su altında yıkanıp süte konarak en kısa zamanda diş hekimine ulaşılmalıdır.